Kadınlardan ‘isyan’ çığlığı: “Köklerimizden yeniden doğmak istiyoruz, koparılıp öldürülmek değil” | Gazete Stalk
e
sv

Kadınlardan ‘isyan’ çığlığı: “Köklerimizden yeniden doğmak istiyoruz, koparılıp öldürülmek değil”

22 Mart 2021 09:47
avatar

gazetestalk

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

İstanbul Sözleşmesi’nin Cumhurbaşkanlığı kararı ile feshedilmesine yönelik tepkiler büyüyor. Kadın Hakları Savunucu Dernekleri bundan sonraki süreçte şiddetin daha da artacağını öngörürken, hukukçular uluslararası sözleşmelerin sadece Cumhurbaşkanı kararı ile feshedilemeyeceğine dikkat çekiyor.

GAZETE STALK – HÜMEYRA FİDAN – FOTOĞRAFLAR: İREM KARAGÖZ

‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ ya da bilinen diğer adıyla İstanbul Sözleşmesi, 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılmış, 14 Mart 2012 tarihinde onaylanmış ve 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmişti. Özel olarak kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti hedef alan ilk Avrupa Sözleşmesi özelliğini taşıyan sözleşme, bugüne kadar Avrupa Konseyi Üyesi olan toplam 20 ülke tarafından onaylanmıştı. Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ve ilk onaylayan ülke olmuştur. Ancak 20 Mart 2021 tarihinde Türkiye, ‘’ilk imzacısı olduğu ‘’ bu sözleşmeden Cumhurbaşkanlığı kararınca Resmî Gazetede yayımlanan bir genelge ile çekildiğini duyurdu. Sözleşmenin feshedilmesine ilişkin kararın ardından Kadın Haklarını korumaya yönelik birçok dernek sert tepkilerde bulunurken, farklı illerdeki pek çok vatandaş da sokağa çıkarak kararı protesto etti. İstanbul Barosu ise, Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin Anayasa’nın birçok hükmüne aykırılık oluşturduğuna ve geçerliliği olmadığına dikkat çekti.


İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDİR, AMAÇLARI NELERDİR?
Sözleşme’nin amaçları arasında; kadınları her türlü şiddete karşı korumak, kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak, kadına yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak, kadınları güçlendirme yolu da dahil olmak üzere kadınlarla erkekler arasında maddi eşitliği sağlamak, ev içi şiddetin tüm mağdurlarının ve kadına yönelik şiddet mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı önlemler geliştirmek gibi maddeler bulunmaktadır. İstanbul Sözleşmesi’nin en önemli özelliği, biyolojik veya hukuki, ailevi bağı olup olmadığına bakılmaksızın ev içi şiddetin ve kadınlara yönelik her türlü şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin standartlar öngören ve Avrupa ülkelerini hukuki olarak bağlayan ilk belge olmasıdır. Türkiye’nin almış olduğu fesih kararı ile yalnızca kadınların değil, tüm bireylerin yaşam hakkını savunma mekanizmalarının tehlikeye atıldığını vurgulayan kadın örgütleri, İstanbul Sözleşmesinin askıya alınması ile 6284 sayılı yasa metninin de tehlikeye düştüğüne dikkat çekiyorlar.

‘’BİZ KADINLARIN YAŞAM HAKKI, TEK BİR ADAMIN VERDİĞİ KARARA BAĞLI DEĞİL VE OLAMAZ’’

İstanbul Sözleşmesinin Cumhurbaşkanlığınca feshedilmesinin ardından alınan karar ile ilgili düşüncelerini Gazete Stalk ekibiyle paylaşan gazetecilik bölümü öğrencisi İ.K, ‘’İstanbul Sözleşmesine ihtiyacımız var çünkü, sözleşme bizi namus, töre cinayetleri, gerici aile yapısı, aile içi şiddet ve her türlü cinsiyet eşitsizliğine karşı güvence altına alıyor. Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği gibi çok önemli bir kavramı hayatımıza sokuyor. Kadını; anne, eş, çocuk, kardeş, abla gibi sıfatlardan ziyade ’kadın’ olarak görüyor. Yaşama hakkını, toplumun her alanında kadınlar için eşitliği ve 6284 sayılı yasa ile korunma hakkımızı da sağlıyor’’ dedi.

Devletlerin en temel görevlerinden birinin vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak olduğunu belirten İ.K, alınan bu karar ile ülkede kadınların can güvenliğinin sağlanmadığını dile getirdi. ‘’İşte bu yüzden bu sözleşmeye ve en önemlisi sözleşmenin uygulanmasına ihtiyacımız var. Biz kadınların yaşam hakkı, özgürlüğü, tek bir adamın vereceği karara bağlı değildir ve olamaz. Biz kadınlar sizin uygun gördüğünüz sınırlar içerisinde yaşamak zorunda değiliz. Hiçbirimiz hizaya getirilmek için yaratılmadık‘’ diyen İ.K, bir kadın olarak kanunsuzca alınan bu kararı tanımadığının ve haklarından da vazgeçmeyeceğinin altını çizdi.


‘’KURUDUĞUMUZ KÖKLERİMİZDEN YENİDEN DOĞMAK İSTİYORUZ, KOPARILIP ÖLDÜRÜLMEK DEĞİL’’

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinden S.K, Sözleşmenin iptal edilme kararı ile ilgili düşüncelerini ekibimizle paylaştı. S.K, ‘’Büyüdüğüm çevre ve aile yapısında bağımsız bir kadın olmak neredeyse imkânsız. Hala kırılması gereken birtakım tabular, görünmez yasalar ve zincirler varmış gibi hissediyorum. Eminim bunu birçok kadın da soluklarına kadar yaşıyor, hissediyor daha doğrusu nefes alamayacak kadar bunalıyordur. Sesimizi duyurabileceğimiz samimi bir ortamımızın olmasını da istemeyen zihniyete sahip insanlara karşı kendi içimizde her gün durmaksızın mücadele veriyoruz.’’ dedi.

Kadınların isteklerini hatırlatan S.K, ‘’Yaşarken kendimiz olabilmek, incitilmeden, hor görülmeden, yaşama hakkımızı istiyoruz, biz nefes almak için uğraşıyoruz.’’ diye ekledi. ‘’Bizi olduğumuz gibi kabul etmeyen bir dönemin ve toplumun içinde düşüncelerimizi dile getirmek bile büyük bir strese ve korkuya yol açıyor. Kuruduğumuz köklerimizden yeniden doğmak istiyoruz, koparılıp öldürülmek değil’’ dedi.

‘’HUKUKUN KONUŞACAĞI YERDE İDEOLOJİLERİN KONUŞMASI İLKELLİKTİR’’

Bir diğer kadın C.C. ise ‘’Türkiye; kadınların var olduğu bir dünyada, kadınlara yönelik psikolojik ve fiziksel şiddete dur demek yerine kadınların her türlü güvencesine kısıtlama getiren ülkenin adı. Peki neden? Muhafazakâr kesim neden bu İstanbul sözleşmesinden korkuyor? Aslında tüm cevaplar sorularda saklı. Kadın olmanın zor olduğu günümüzde, çocuk olmanın da yadsınamaz bir zorluk olduğunu söylemek mümkün. Kadın, çocuk ve aile içi şiddete yönelik hazırlanan İstanbul Sözleşmesi ilk olarak Türkiye tarafından imzalanıp onaylanırken, bu tutumuyla sadece sözde imzalamış olduğunu kanıtlamış ve şiddetin hiçbir türüne dur diyememiş, etkili kararlar verememiştir” dedi.

C.C., kadınlara uygulanan şiddet, tecavüz ve cinsel tacizlere hukuki açıdan sert ve etkili yaptırımların uygulanmıyor oluşunun da günümüz dünyasında kadına şiddetin alçakça bir seviyeye geldiğinin göstergesi olduğunu savundu. Devlet yetkilerinin bu olayları sadece kınamakla yetindiklerini dile getiren C.C., yaşanılan toplumun hukuki ve ahlaki açıdan zayıf olduğunun da altını çizdi. ‘’İstanbul Sözleşmesi’ni ilk kabul eden ülke olmamız sadece uluslararası alanda prestij kazanmamız için yapıldı. İmzaladıktan sonra kadına şiddetin durdurulamaması ve gün geçtikçe artması kadınların hukuka olan inançlarını da kaybetmelerine sebep oldu’’ diyen C.C., özellikle muhafazakâr kesimin LGBT olaylarına ve cinsiyet kavramlarına dair söylem ve hareketlerinin sözleşmeyi daha da anlamsız kıldığını dile getirdi. Alınan kararın sebebinin açıkça belli olduğunu belirten C.C., ‘’Kadına ve kadın olmaya verilen anlamsızlığın içinde anlam aramak faydasız, hukukun ve yasaların konuşacağı yerde ideolojilerin konuşması ilkelliktir’’ diyerek sözlerini noktaladı.

‘’KIZ KARDEŞLERİM KATLEDİLİRKEN HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ YAŞAYAMIYORUM’’

Konya Üniversitesi öğrencilerinden M.S. ise, ‘’Ben Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan herhangi bir kadından biriyim. Günbegün değersizleştirilen kadınlık olgusunu, katledilen kız kardeşlerimi düşünmeden geçen bir günüm bile yok. Kız kardeşlerim katledilirken hiçbir şey olmamış gibi yaşayamıyorum. Çünkü herhangi bir kadın zulme uğrarken acısını yüreğimde hissediyorum. Bu ahvalde, kadınlar zulme uğrarken hayatımı idame ettiremiyorum. ‘Türk kadını omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıktır’ diyen bir önderin kurduğu cumhuriyetten, bambaşka bir anlayışla yönetilen bir ülkeye evrilmiş olmak bana çok azap veriyor. Ama bir gün her şeyin düzeleceğine olan inancımı asla kaybetmedim. Bir gün her şey çok güzel olacak, eminim…’’ diye konuştu.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli
Kapaklı escort bayan Kilimli escort bayan Termal escort bayan Korgan escort bayan Burhaniye escort bayan Of escort bayan Şehzadeler escort bayan Marmaris escort bayan Karaköprü escort bayan Dulkadiroğlu escort bayan Keşap escort bayan Turhal escort bayan Suşehri escort bayan Yerköy escort bayan Oba escort bayan Malkara escort bayan Gozlu escort bayan Gelibolu escort bayan Perşembe escort bayan Edremit escort bayan